26 Temmuz 2010 Pazartesi

bir annenin pişmanlığı ve emzirme hakkında

yaşamın ilk iki yılı iletişimde sözsüz mükemmeliyetler yaşandığı bir dönemdir.
bebek çeşitli ihtiyaç ve isteklerini mükemmel bir beden dili ile ifade eder.anne içgüdüsel bir dürtü ile ona karşılık verir.
geçenlerde otoriter bir eğitimci kişiliğe sahip bir yakınımla sohbet ederken.kızları nasıl ve ne doğrultuda eğiteceğimin paniğini yaşadığımdan bahsettim .bana
'filiz lütfen onları eğitmek için sarf edeceğin çabayı onlara sevgi,güven,huzur,anlayış dolu bir yuva vermek için sarf et.çünkü çevremde gördüğüm başarılı ve mutlu insanların temeli böyle ailelerde atılıyor.'' dedi.
yıllarını insan eğitimine adamış birinden bunu duymak şaşırtsada konuşmanın devamı benimde yaptığım bazı hataların sonuçlarının nereye vardığını görmemi sağladı.
o dönemlerde idealist bir eğitimci olan anne çocuklarını başkalarının büyütmesinde bir sakınca görmüyor ve kariyerine odaklanıyor.eşi ilede araları çok iyi değil evde sık sık çatışmalar yaşanıyor.
''ikinci oğlumu emzirirken eşim seslendiğinde ona sert ve isteksiz bir ifade ile karşılık verdiğimi hatırlıyorum.şu an 25 yaşında olan oğlum ona her seslenişimde sert ve isteksiz bir ifade ile yüzüme bakar.bunu ben yeni keşfediyorum.ilk oğlum eşini arkadaş toplantılarına bile gitmekten alıkoymaya çalışıyor.evde işlerin çoğunda büyük yardımları oluyor bunun karşılığında gelinimden tek istediği -çocuklarınla ilgilen-''
ve bu anne beni yalvarırcasına uyarıyor.
'emzirirken ona tebesümle bak sevgini hissetsin ve onun yanında çevrendekilere olumsuz onaylanmayan davranışlar sergileme.çünkü bu davranışları yıllar sonra sana yapılırken görüyorsun.unutma bebeğin konuşmuyor ve kendini tam ifade edemiyor olabilir.fakat kesinlikle seni anlıyor ve algılıyor, o, aptal değil........
bunları teorikte tabiiki biliyordum ama aile yaşantılarını yıllardır çok iyi bildiğim bu insanlar önümde canlı birer örnek olunca ...........................hımmmmm :((
boncuğu emzirirken depresif bir dönem atlatıyordum elimde olmadan sergilediğim davranışların sonucu şu an kızımda güvensizlik,korku,aşırı duygusallık,inatçılık ve sık sık sebepsiz ağlama krizleri olarak karşıma çıkıyor.oysa ablamızdaki, başta inatçılık olmak üzere birçok olumsuz davranışı doğru davranış taktikleri ile pasivize etmiştim.

gelelim sadede; hamilelik sürecinin başlangıcından itibaren mümkün olduğunca olumlu duygular geliştirmeye çalışmalı beden beslenmemiz kadar ruhsal beslenmemize eşimizle davranış şekillerimize dikkat etmemiz gerekiyor.bu kendinizi kasın gergin ve mükemmel olun demek değil.insanız ve çevremizde imkanlarımız dahilinde birsürü olumsuz olaylar gerçekleşiyor.siz mümkün olduğunca kendinize pozitif yaşantılar oluşturup birazda polyannacılık oynayın.
bebeğinizi emzirmeden önce içinizden ona kadar sayın duygu durumunuzu düzeltip son derece belirgin bir gülümseme ile ona yaklaşın size şaşkın kaygı dolu gözlerle bakan yüz ona gülümsediğinizi görünce nasılda kocaman bir gülümsemeyle karşılık verecek ve yetmez kaygıları taşıdığınız sütünüzün eskilerin tabiriyle kaynadığını göreceksiniz.
veee bebeğinizi şapur şupur öpmektende hiç çekinmeyin okuduğum bir habere görede annenin ağzında bulunan iyi bir bakteri k12 , bebeği öperken ağız yoluyla geçiyor ve onu enfeksiyonlara karşı koruyormuş.şimdilerde bunun her annede olup olmadığı araştırılıyormuş.
bilgi için
http://www.e-samsun.com/haber/666/anne-opucugundeki-muhtis-sir.html
http://www.takvim.com.tr/KadinSaglik/2010/06/23/anne_opucugundeki_muhtis_sir
http://www.on5yirmi5.com/genc/content.aspx?c=19999


bunları öğrencilerimde ve üç kızımda deneyimlediğim için rahatlıkla yazabiliyorum.uygulamamı ........? umarım yanınızda bunu kolaylaştıracak eşiniz ve yakınlarınız vardır.

6 yorum:

  1. Hepsi dogru,bebekler herseyi anliyor maalesef,bende söyle bir örnek vermek istiyorum.

    Ilk bebegimi kaybettikten sonra birde kürtaj olmak zorunda kalmistim,ücüncü hamileligim büyük kizimdir.Hal böyle olunca hem hamileyken,hemde dogduktan sonra,ben cok olmasada esim cok titiz davranirdi.

    Ilk kez banyo yaptirirken,annemde yanimda,esim ben ücümüz birde bebek,hepimiz birseyler söylüyoruz,esim kiziyor,dikkat et,söyle yap böyle yap,sanki birkactane büyütmüs gibi,benim hic olmassa tecrübem vardi biraz.Neyse kizim bir basladi aglamaya,diger baynyolardada aglayinca anladimki,bu sesler onu rahatsiz ediyor.Emziriken
    cok sessiz olmasina dikkat etmedim,her seste emmeliydi,yanliz bagirip cagirma olmadi,buda cok dikkat ettigim konulardan biridir.

    Tabi insan bazi seyleri bilmeden tecrübe edince,bazi aksakliklar oluyor,ama cok sükür diyorum,herseye ragmen,Allah annelik icgüdüsünü vermis bize,egitimli olmasakta bazi seylerin üstünden böyleikle gelebiliyoruz...

    Biraz uzun oldu kusura bakmayin,Kandilimiz Kutlu olsun,görüsmek dilegiyle...

    YanıtlaSil
  2. Bu yazdıklarını Okuduğum kitaplardan beynime istiflemiş idim..Odili gerek emziririrken, gerek diğer bakımlarını yapar iken çok dikkatli idim..Biz eşimle evde tartışmaktan bile kaçarız..Bir uyuşmazlığımız var ise Odil uyur karşılıklı konuşuruz..Hem o zaman aradan süre geçmiş olur daha ılımlı oluruz konuşurken..Çünkü sinirler yatışmış olur..
    Ne ekersen onu biçersin hayatın her safhasında geçerli bence..En önemlisi ise çocuk yetiştirmek..Ne görüyor ise onu yapıyor..Ne duygun var ise o emerken ona geçiyor..
    Çocuk yetiştirmek zor zanaat:)

    YanıtlaSil
  3. Sana tüm samimiyetimle söylüyorum;verdiğin emeğin anlattığın kadarını hayranlıkla okuyorum.İyi bir anne olduğunu düşünüyorum.Ama hiç kimse mükemmel değildir,istese de bazı anlarda başaramıyor.Annem ve babam abimi büyütürken hata ile abimin havale geçirmesine neden oluyorlar.Annem emziğe alıştırdığı için de abim 28 yaşında olmasına rağmen hala uyurken ağzında emzik varmış gibi ağız hareketleri yapıyor.İkinci çocuk haliyle ben olduğum için hataları en aza indirgemeye çalışıyorlar.Bende de garip problemler çıkmıyor değil:)Yine de hergün böyle bir aileye sahip olduğum için şükrediyorum.Babamın göğsüne yatıp,annemle şakalaşabiliyorum...
    Ve dediğim gibi sen harika bir anne olmalısın...

    YanıtlaSil
  4. kesinlikle katılıyorum yazdıklarına hamileliğim boyunca stresli ortamlarda bulunaktan, kendimi strese sokmaktan oldukça kaçındım çoğu zaman buna bağlıyorum ki Tuna'm pozitif bir çocuk oldu. Sabah gülümseyerek kalkar günün çoğu vaktinde gülümser ( aman maşallah diyelim.)
    Gelgelelim hemen hemen aynı dönemlerde hamile kaldığım başka bir arkadaşım guatr hastalığı sebebiyle oldukça sinirli bir hal almıştı buna ev ve iş streside katılınca hamileliğide oldukça kötü geçti. Şimdi kızı sürekli ağlayan hiç birşeyden memnun olmyan bir kz olup çıktı. Tabii hepsini buna bağlamamak lazım ama etkilediğini düşünüyorum. 2 bebişte bu söylediklerini daha bir dikkate alıcam sağol canım

    YanıtlaSil
  5. Ben de elimde olmayan nedenlerden dolayı, duygusal açıdan oldukça kötü bir hamilelik geçirmiştim maalesef. Bunun sonucunda sütüm de erken kesildi tabii. Uzun zaman emziremedim kızımı.
    Hamileliğin huzurlu geçmesinin son derece önemli olduğunu iyi biliyorum. Bunun bebeğe de yansımaları çok oluyor dediğin gibi. Şu an kızım 12 yaşında. Ona şu an huzurlu bir yuva temin etmeye çalışarak geçmişi telafi etmeye çalışıyorum.
    Senin çocuklar konusundaki deneyimlerini okumak büyük zevk... Sevgilerimle Filizcim..

    YanıtlaSil
  6. BİR TERAZİ KIZI
    o düşük ve kürtaj meselesi ne yaparsan yap asla unutulmayan bir durum seni duyumsuyorum.
    ODİL
    insan kopyalamanın bile bir formülü var.ama çocuk yetiştirmek çoook farklı bir şey.
    EZGİ
    yok öyle bir şey canım mükemmel anne olamazsın olunmuyor.sadece en doğru olanı yapmaya çalışıyorsun ama bugünün doğrusu yarın yanlış olabiliyor.
    ÖMERTUNA
    yoksa yolda birileri mi var :)))
    SİHİRLİ YAZILAR
    maalesef canım arkadaşım bende elimde olmaya olmaya kitaplarda yazan bütün olumsuz örnekleri yaşadım.telafisi umarım olur.

    YanıtlaSil

insanlar kıyafetleriyle karşılanır fikirleriyle uğurlanır.yorumlarınızla motive oluyoruz...