15 Haziran 2009 Pazartesi

kayacı vadisi mersin

mersinin keşfedilecek yerlerinden birine gitmek üzere bir pazar günü akşam üstü çıktık yola.
hedefimiz internette resimlerini gördüğüm limnos kalyonu ve kayacı vadisi namı diğer doktorun yeri. Limonlu'nun kuzeyinde ve kasabaya 15 km uzaklıkta. Vadi içinde akan Limonlu Çayı 130 km uzunluğunda ve Orta Toroslar'dan doğup Akdeniz'e dökülüyor. Romalı'lar bu su sayesinde Korykos (Kızkalesi) kentini 450 yıl egemenlikleri altında tutmayı başarmışlar. Lemas Çayı yüksek ve sarp kayalar arasında "S" çizerek dolanır ve sonunda Limonlu Kasabası'nda denize dökülüp kaybolur gider. bizde bu bilgileri okuyunca karar verdik gitmeye.
limonlu kasabasına gelince bulduk bi tabela döndük dağa doğru.tamam ama yol ikiye ayrıldı 200metre sonra. sorduk tam köşede duran bakkala. soldaki yolmuş ama bakkal amca 'soğuk orası çocuklar üşür' dedi.olsun biz tedbirimizi aldık düştük yola gide gide yine bir yol ayrımı çıktı yine yönsüz bir tabela. sorduk yine bi amcaya sağdan gidin dedi.ay ne güzel bir yol bu böyle. girdik kanyonun içine ama daha 4-5 km yolumuz var. kendimi bir küçük insancık hissettim bu derin yarığın içinde.gözümün önünde derin darbe filminden bir kare gümbür gümbür gelen suyu gördüm biran.ah keşke makinem ve ben daha profesyonel olsaydık ne güzel bakış açıları çekerdim size.

ay yakalamak ne zormuş pıtır pıtır kaçan keçileri.sevimli bir çoban eşliğinde kesiyorlar yolumuzu kısa bir süreliğine.
keçilerden sonra kayısı ve dut aldık yoldaki satıcı çocuklardan. ah oda ne...buralarda en son görmeyi beklediğim hayvan tavuskuşu edalı edalı süzülerek geçti önümüzden.kayısı satan çocuktan öğrendiğimize göre doktorunmuş bu tavuskuşları elli kadar varmış.
piknik yerleri sıra ile karşımıza çıkmaya başlıyor.sanırım yaklaştık derken sonunda başkada gidilecek yer kalmayınca işte meşhur doktorun yeri.gerçi laf aramızda geçtiğimiz yerler en azından daha temizdi ama manzara çok güzel. limnos çayının üstüne kurulmuş tahta sedirler ve suyun içine gömülü banklar var.limnos çayının taşlarla dansı insana ayrı bir huzur veriyor.





daha sonradan okuduğum bir yazıya göre buradaki ağaçlar ender bulunan ağaçlarmış.hatta kaşif bir bitkisever burada doğal bonzai ağaçları olduğunu değerlendirilmesi gerektiğinide yazmış.gerçekten ağaçların şekilleri çok farklıydı bazılarının içinden biraz eğilerek geçmek bile mümkün.

antalyalardan buraya sınavlarının arasında sırf bana moral olsun diye gelen kadim dostum.seni seviyorum bunu unutma.



en değerli varlığım çocuklarımı hiç düşünmeden arkama bile bakmadan emanet edebileceğim bir dostumun olması ne kadar güzel bir şey.çok şanslıyım çok. bu arada bizim sonradan topladığımız poşetlerin yerlerine dikkat edin lütfen.poşet neki?terlik,havlu,çorap,ağaçlarda asılı onlarca atlet,yemek ve piknik artıkları,pet şişeler bira tenekeleri........vs saymakla bitmez atık var burada.ağır mangal dumanını saymıyorum hiç.biz ne zaman adam oluruz bilmem.bildiğim birşey varki bu yer kesinlikle bunları hak etmiyor.bu doğa harikası yer korunmaya ve dünyaya tanıtılmaya değer.


kızlar dururmu buz gibi suyun çekiciliğine daha fazla dayanamayıp daldılar suya şıpır şıpır tabiiki ıslandılar.sonunda iki gün kusma ile karşılaşsakta o çığlıklara değdi doğrusu.


bu arada soğusun diye suya bırakıp sonrada unuttuğumuz karpuzu bulan arkadaşlara helali hoş olsun.



dönüş yolu barış manço ile şarkılar söyleyerek geçti.giderken farkına varamamıştık amayol baya uzunmuş dolayısıyla kızlar tatlı bir yorgunlukla uyudular.hayret tüm gecede uyanmadılar.

2 yorum:

  1. canım güzel sözlerin için çok teşekkür ederim.mersine gelmeme çok az kaldı!!!sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. harika yerler gezdim ama bagımlılık yaptı

    YanıtlaSil

insanlar kıyafetleriyle karşılanır fikirleriyle uğurlanır.yorumlarınızla motive oluyoruz...