9 Haziran 2009 Salı

dut ve kayısı



üç katlı bahçeli bir apartmanda geçti çocukluğum.babamın itina ile baktığı kayısı erik ve devasa büyüklükte bir dut ağacı vardı.baharla birlikte canlanan tabiatın birçok güzelliğini aşama aşama gördüm ve özümsedim çocukluğum boyunca.bir meyvenin nasıl büyüdüğünü nasıl olgunlaştığını ve dalından nezaman koparılacağını çok iyi bilirim.
hareketli bir çocuktum ağaç dallarından inmez,hatta abartıp minder çıkarır hikaye kitabımı alır dalların çatallanmış kısmına oturur okurdum.
- bu kız bigün düşüp kıracak biryerlerini
- yavrum in aşşağı orada kitap okunurmu?yerlerin suyumu çıktı.
- bak hele bak sen oğlanlar gibi ne damlarda geziyo bu kız!
komşuların sayısız eleştirileri bitmezdi hiç.şimdi düşünüyorum da annem zavallı kime ne diyeceğini bilmez - ne yapalım buda böyle der geçiştirirdi.
- düşmem aysel teyze ben sıkı tutuyorum.(Allah rahmet eylesin iyi komşuydu)
düşmedim aysel teyze hemde hiç düşmeden geldim bu yaşa.şimdi bulsam yine tırmanırım belki,iki çocuk annesi koca kadın utanmadan.şimdi pazarlarda görünce saldırıyorum resmen ve nekadar olursa olsun affan dedeye para sayıp satın alıyorum çocukluğumu.
şairin dizeleri çınlıyor kulağımda
'affan dedeye para saydım sattı bana çocukluğumu
artık ne yaşım var ne adım bilmiyorum kim olduğumu...'
söyleyin a dostlar kim derdi yerlere dökülen kova kova komşulara dağıtılıpta bitirilemeyen kayısıya,duta,eriğe bir gün pazar tezgahlarında rastlayıp para vereceğimi....?

1 yorum:

  1. CANIM BEN HEP TURBOLUYU KULLANIYORUM.BELKİ DE ALIŞKANLIK AMA GÜZEL SONUÇ ALIYORUM.UMARIM YARDIMCI OLDUM.KAYISILAR VE DUTLAR ACAİP GÜZEL..

    YanıtlaSil

insanlar kıyafetleriyle karşılanır fikirleriyle uğurlanır.yorumlarınızla motive oluyoruz...