24 Haziran 2009 Çarşamba

kız kalesine iki günlük kaçamak

artık arabamız yok. olsun otobüsler var. bizde pazartesi çıktık evden koca bir valizle, bizimki başladı bildik söylenmelerine 'bu kadar eşyaya ne gerek var.temelli gitmiyoruzya..!hayatım poşetle valiz arasına sıkışıp kaldı.oy oy benim kesin araba almam lazım.iyiki otobüsle gidiyoruz yoksa dolabı yüklettirirdin bana............dır dır dır.........bide kadınlar dır dır eder derler.neyse ki hemen silifke arabası geldide uzun zamandır araba kullanmaktan göremediği manzaraları gördü sustu.:)arabadan iner inmez etrafımızı pansiyoncu çocuklar sardı.biz umursamadıkça fiyat indiriyorlar.sonunda karşıya geçebildik.kızlar deniz deniz diye sayıklamaya başladılar bile.ama biz kötü büyükler önce işlerimizi bitirmemiz gerek.arkadaşlarımızı gördük kalacak yer ayarladık yemek yedik...ve akşam üstü ancak denize girebildik.



kızlar çılgınlar gibi eğleniyorlar su biraz soğuk bu sene havalar geç ısındı ondandır.güneş batmak üzere sudan çıktık kumlarla oynaşıyorlar.ufaklık ani bir hareketle suya doğru koştu babamız kalkıp yetişinceye kadar dalganın da etkisiyle düşüp biraz su yuttu.kusturmaya çalıştım ama olmadı.hemen sardım havluya korkununda etkisiyle dudakları mosmor oldu yoğun bir şekilde titremeye başladı.yanıma sadece bir çeşit kıyafet almıştım giydirdim ama yetmedi.benim ve babanın tişörtünüde sardım.bu arada babamız ''bişey getirmedinmi niye yedek getirmiyosun bunlar çocuk insan bir kaçtane daha alır''ya babacık o valizi taşırken böyle demiyordun ama.ne gerek vardı bunlara dimi. bak nasıl lazım oluyormuş.'



ertesi gün sabah 6 da kalkan bizim kızlar hadi hadi dururlarmı hiç.ama kötü büyükler yine tutturdular erken, kahvaltıdan sonra gideriz.büyük kızın içi kıpır kıpır yerinde zıplıyor.kahvaltıyı zarzor yaptık veeeee kız kalesi manzarası eşliğinde aşırı dalgalıda olsa girdik denize.su yine soğuk ama takanmı var .güneş tepemize çıkana kadar durduk.saatin farkına vardığımızda acele ile toplanmaya başladık ama nafile.sırtlarımızı yanmaktan kurtaramadık.ençokta kucağımda uyuyup kalan ufaklığı korumak için vücudunu siper eden ben yandım. hala canım acıyor.öğle uykusu yaptıktan sonra son bir kez daha girelim diye hazırlandık indik aşağıya amanın odane şakır şakır yağmur yağmaya başlamaz mı!kocaman damlalar düşüyor.ne zevkli olur şimdi denize girmesi ama kızlar olunca zevkler ikinci planda.neyseki kısa sürdü ardındanda güneş göster di yüzünü.biraz bekleyip yine gittik sahile bu kez sadece ayaklarımızı soktuk. kumla oynadık bol bol kale yaptık havuz yaptık....

akşam orada butik açmış olan arkadaşlarımıza veda etmek için gittiğimizde iki amerikalı ile karşılaştık.kadın alman asıllı ama amerikada doğmuş büyümüş evlenince önce istanbul şimdide ankarada yaşamaya başlamış.eşi ankarada bir bilgisayar firmasında çalışıyor.çok akıcı bir türkçeleri vardı.ama asıl takıldığım konu şu olduki yanlarında tam altı haftalık bebekleri ile tatile gelmişlerdi.akşamda o esintide gezmeye çıkmışlardı.kendimle kıyasladım ya bizde bir sorun var yada onlar aşırı rahat.ben iki çocukla bir geceliğine bir saatlik yola gelmeye çekiniyorum.bu kadın daha kırkı henüz çıkmışken 8 saatlik yola tatile geliyor.bravo doğrusu.çokta iyi yapmış aslında doğumdan sonra eniyi yapılacak şey bu olsa gerek.bebeğimizin adı dedelerinin adıymış ikisininkinide takmışlar. diğerini anlamadım ama ilk adı mex söyleyişiyle yazıyorum yazılışını yanlış yazmak istemem.
güzel bebek sende ailen gibi türkiyeyi seversin umarım.ee nede olsa ankaralısın.

1 yorum:

  1. Özlemişim Kızkalesini .Resimler çok hoş. Eğlenceli olmuş.Özellikle küçük çocuklarda güneş koruyucu olayına çok dikkat etmek lazım. Sevgiler...

    YanıtlaSil

insanlar kıyafetleriyle karşılanır fikirleriyle uğurlanır.yorumlarınızla motive oluyoruz...