4 Mayıs 2009 Pazartesi

köy cahili



Ben, köy görmedim;
Şehirlerarası yol kenarlarında,
Uzaktan bir minare ve etrafında bir gurup tek katlı ev dizisi görünür
Babam bak bu köy derdi, o kadar.
Yada Türkçe kitaplarındaki bir okuma parçasında,
Çoğu zaman bi dere kenarında yeşillikler içindeki
Resimdi sadece benim için köy.
Orada hep babaanneler yaşar sanırdım.
Komşularımız hep babaannelerine giderdi ya ondan.
Lisede benimle köy cahili diye dalga geçerlerdi.
Sonra biriyle tanıştım o sık sık köye giderdi.
Sevgiliyiz ya,daha bir ütopya olmuştu benim için köy.
Birde işin içine hep özendiğim insanlar yani;
Çerkez kültürü de girince gerisini siz düşünün artık.
Oyunları, yemekleri, kızlarının serbestliği
Örflere bağlılık, dilleri, saygıları, üstün ırk felsefeleri
Kıyafetleri(tabii oyunlardaki)içli müzikleri…..vs

Gelelim köye:

İlk köyle tanışmam Kayseri'nin Elbaşı Kasabası ile oldu
Her sabah buzlu Malatya yolunda kaya kaya giderken
Karadayı köyünün içinden geçerdik.İlk haftalarda,
–aa ne güzel evlerini hep iki katlı yaptırmışlar.Demek ki:
bu köy daha bir ileri görüşlü yada zengin(ne alakaysa)-
Diye düşünürdüm.

bir gün,sevimli bir kaz sürüsünün edalı geçişlerini beklemek zorunda kaldık.
İnsanları meraklı gözlerle izliyorum.sabahın erkeninde kalkmış İş yapıyor o soğukta kadınlar. Adamlar birazda aylak tavırla ortalarda geziniyorlar
Ay oda ne…! Hocam bakıııın Evin içinden inek çıkıyor.
diye çığlık attım.Tabii bizim hocalar bastılar kahkahayı
İlahi hocanım ne sandın ya. Altları ahır o evlerin.
Isınmak daha kolay olur diye.Hı……………:()
Bu anıyı atlamadım biraz gülün diye.


Son gidişimde fark ettim.
Bu köye her gidişimde içimde bir şeyler kıpırdanırdı.
Meğer, köyün sınırları içine girince sanki,
gezelim görelim ekibiymişiz gibi: --Bir grup Çerkez genci yerel kıyafetleri içinde gösteri yapacak.Sonra ben,- kıymetli misafir-, gezdirileceğim,baş köşeye oturtulup;
Etnik kökenleri hakkında bilgilendirileceğim
Haluj,gobate,Çerkez tavuğu,şıpsi,yiyip gecede kaşenlerin buluştuğu, gençlerin yarenlik ettiği zehese katılacağım ve bol bol etnik hazlar içinde eğleneceğim.

---Kahkahaları duyar gibiyim.---





Evet bunların hiçbiri olmuyor ama; bende yinede
Güzel hazlar kalıyor.
Soba kışın mutfakta,yazın avluda yerini alır. kuzineli diyorlar ve gerçekten harika pişiriyor.
benim duble fırınımdan çoook iyi.
Sobada pişen yemekler, çaylar
Ev yapımı ekmekler, peynirler, taze sütler…
O güne kadar görmediğim kadar parlak ve bol bolyıldız
Keskin soğuk ve temiz dağ havası
Sessizlik, gerçi sık sık traktör sesleri bölse de
İnsanının merakı, temizliği, daha ne olsunki…
Ve en önemlisi bana ailem kadar yakın ikinci bi aile
üstelik yeni bir kimlikte edindiler benim için
artık Onlar kızlarımın babaannesi ve dedesi,hala, amcalar ve diğer akrabaları unutmuyoruz tabii



bu dedemiz,
atına atlar gibi traktörüne atlayarak kafkas dağlarında gezer misali tarla sürer.
bir çok ülkeye iş için gitmiştir ama panlı'yı değişmez hiçbiryere.toprağının adamıdır anlayacağınız.
inci ile büyük teyze yani babamızın teyzesi --
kızları el öpmeye ilk götürdüğümüzde yumurta tutuşturdu elimize.benim şaşkınlığıma bakıp güldü.adetmiş meğerse çerkezlerde.bir bebek ilkkez gittiği evden eli boş gönderilmezmiş.

-hiçbirşeyin yoksada yumurtandamı yok...! derlermiş.yumurta bebeğin kısmetiymiş ve bereketi arttırırmış.



sibel halamız,nazmiye teyze,şeydet nene
çok güzel insanlar hepside. birgün neneye sordum
-nene bizim kızlar yemek yemiyor.sen bilirsin babalarıdamı yemezdi çocukken.
-aaa olurmu öyle şey yemedide nasıl büyüdü..!

tabi haklı kadın benimkide soru yani.


köyün eski delikanlıları yarenlik ederken...
kimbilir neler düşünüyorlardır yeni nesil için...
bizim zamanımızda böylemiydi.diye başlayarak.
hoşçakalın güzel insanlar yazın yine geliriz
bir bardak sevgi dolu çayınızı içmeye...

2 yorum:

  1. çok güzel ya.yazdığın her hissin altına imzamı atabilirim :)

    YanıtlaSil
  2. ilginc blog icin tesekkur

    YanıtlaSil

insanlar kıyafetleriyle karşılanır fikirleriyle uğurlanır.yorumlarınızla motive oluyoruz...