3 Ağustos 2012 Cuma

nerde hata yaptık ! mı ?

anne çocuk dünyasında gezinmekten bunalmış, birazda büyükler imparatorluğunda ki son gelişmeleri almak üzere arkadaşlarını evine davet etmiştir.bu, çocukları içinde iyi olacaktır; çünkü arkadaşlarınında onunkilerle yaşıt çocukları vardır.bir gün öncesinden koşuşturmaca başlar.ev temizlenir pastalar yapılır.veee zil çalar kahkahalarla sarmaş dolaş buyur edilir büyükler salona çocuklar yatak ve oyuncakların bulunduğu çocuk odasına alınır hoş bir sohbet başlar ama çocuklar bir türlü rahat vermez.anne -anneeeee
sesleri arasında kelimeler havada uçuşur.pasta servisi başladığında dökülmeler bitmek bilmeyen istekler bir yandan konuşan arkaladaşlarını dinlemeye çalışan bir yandanda çocuğunun kaprisleriyle uğraşan anneler ........
sürekli bi cümle geçer her annenin ağzından
-------çocuk odasında oynasanıza bak ne güzel oyuncaklar var.......hadi odanıza bak burda konuşuyoruz bi rahat bırakın o odayı boşuna mı yaptık.
anne arkadaslarına yakınır
-- bir dakka yanımdan ayrılmıyor ben hangi odaya gitsem arkamda. tuvalette bile rahat yok, kapıda bekliyor.  bir büyüseydi.!!!!!

gün gelir devran döner sürekli odasına gönderilen çocuk artık bir ergendir.yine annenin arkadaşları gelmiştir hoşbeşten sonra pasta servisi  yapılacaktır anne çocuğun odasına girer ve
------ yavrum biraz içeri gelsene bak ......teyzenler geldi seni soruyorlar .bi hoşgeldin de bari.birlikte pasta yeriz.
------üfff anne banane işim var bi rahat bırakmıyorsun odamda da yanlız kalamayacakmıyım?
telefondaki arkadaşına yakınır annemdi hiç peşimi bırakmıyor nereye gitsem hep arkamda elinden gelse tuvaletede benimle girer !!!!!
annede arkadaşlarına yakınır.
--zaten bütün gün okul ...vs yüzünü göremiyoruz eve gelincede kapanıyor odasına ne yapacağım bilmiyorum.


yorum sizin.........lütfen yorun :))

27 Mayıs 2012 Pazar

kürtajmı? bööğ

allahtan hergün haberleri dinleyen biri değilim.kızlarıma bana tv izlemeye fırsat vermedikleri için teşekkür ediyorum.
aksam annemler haberleri izlerken mutfaktan biraz kulak misafiri oldum bir grup feminist kadın eylem yapıyormuş.'kürtaj bizim hakkımız.ağrısız, sezeryanle doğum yapmak istiyoruz''bağırtıları geliyordu.
kulaklarıma inanamadım.
kürtajın neresi hak olabilir?
siz tedbir almayın keyfinize bakın sonrada bir cana sırf keyfiniz bozulacak diye kıyın.
KI-NI-YO-RUM
bahane: bakacağımız kadar cocuk yapmak istiyoruz
cevap: size bedavadan korunma yöntemleri sunuluyor bi zahmet uygulayın.
bahane: sakat cocuk mu dünyaya getirelim?
cevap:ya tamamen normal olan cocuğunuz herhangi bir sebepten sakat kalırsa öldürecekmisiniz?
aynı şey .
neden mi?  bilimsel bir alıntıyla açıklayayım

Bebeğinizin kalbi 6. haftada atmaya başlar.
6. haftada ileride kalbi oluşturacak hücrelerde farklılaşma ile tüpe benzer bir ilkel kalp oluşur ve ilk kalp atışları duyulur. Artık vajinal ultrasonografi ile bakıldığında embriyoyu ve hatta kalp atışlarını bile görebilirsiniz.
Embriyo yaklaşık 6 mm boyundadır.




daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz bilimsel bir yazının linkini veriyorum.
http://deniznehir.blogcu.com/hafta-hafta-hamilelik-ilk-10-hafta/4193895

yani kalbi atmaya başlayan bir canlıyı öldürmüş olunuyor.

niyetim kesinlikle siyasete bulaşmak yada birilerini savunmak değil.
normal doğumun harikalığı ile ilgilide şu linkleri inceleyiniz.

http://blogcuanne.com/tag/pozitif-dogum-hikayeleri/

http://ozguranne.blogspot.com/2008/12/normal-doum-hikayeleri.html

sonuç olarak ben karşıyım arkadaş ciddi bir hayati tehlike olmadıkça kürtajada sezeryana da kar-şı-yım.

27 Nisan 2012 Cuma

sandpaper letters/zımpara kağıdından harfler

montessori eğitiminin ana ilkelerineden biri duyularla eğitimdir.çocuğun duyularını mümkün olduğunca harekete geçirerek öğrenmeyi içselleştirir.
dil materyallerinden biri olan sandpaper letters-zımpara kağıdından harfler gerek okuma yazma eğitimi gerek dil kullanım becerilerini geliştirmek açısından kullanılması en elzem materyallerden biridir. 
ablamızın okula başlama zamanı yaklaştıkca bende evde yapmak için kolları sıvadım
önce en çok uğrak yerimiz yapı marketten zımpara kağıdını aldım.aslında materyalin aslı ahşap plakalar üstüne ama ben mukavva üstüne yapıp işin kolayını seçtim.yada ben öyle sandım.:)

çünkü mukavvanın pürüzlü yüzeyini kaplamak gerekiyor.bunun içinde kızların bayıldığı parlak yüzlü fon kartonlarını mukavvaya sabitledim.eşit büyüklükte kareler kestim.
sıra geldi harflerin hazırlanmasına :))))))
yazıcı olmadığı internet cafelerede vaktim olmadığı için birinci sınıf kitaplarına baka baka başladım harfleri büyütmeye....daha sonra tersten zımpara kağıtlarına yerleştirip kestim.
kartların üstüne yapıştırdıktan sonra sunuma hazır ......................


takip ettiğim montessori anneleride yapmışlardı
http://uzaylianne.wordpress.com/2011/02/13/zimpara-harfler-sandpaper-letters/
http://montessoriegitimi.blogspot.com/2009/01/zmpara-kagd-harfler.html
http://montessoriegitimi.blogspot.com/2010/01/sandpaper-letters-iizimpara-kagidi.html
burada yapılışını anlatan bir videoda var.ingilizceniz iyiyse tabiii
http://www.youtube.com/watch?feature=endscreen&v=DnapfZJZxzc&NR=1

burada cok ayrıntılı anlatmış
http://livingmontessorinow.com/2011/12/19/montessori-monday-inexpensive-and-diy-sandpaper-letters/
http://makingmontessoriours.blogspot.com/2011/10/make-cursive-sandpaper-letters.html
işin uygulama aşaması asıl önemli nokta onun için nette sıkı bir araştırma yapmak gerekiyor.bu videolar yardımcı olabilir.
http://www.youtube.com/watch?v=hTWZ_8vRdZM
çocukla nasıl çalışıldığına bakın
http://www.youtube.com/watch?v=rlsa1ESNsLY
 ilköğretim de nasıl olabilir derseniz
http://www.youtube.com/watch?v=ODvQ_qiQfmc
bu çocukta tek başına harflerle ilgileniyor
http://www.youtube.com/watch?v=WOMyWZHemQk
aşama aşama uygulamasını anlatan ingilizce bir site
http://www.infomontessori.com/language/written-language-sandpaper-letters.htm

bu kadar uğraştan sonra markettende ahşap harfler buldum.harika oldu.calışmalara en kısa zamanda başlayacağız umarım sunumlarda da başarılı olabilirim.

aa unutmadan yararlarından bahsettiğim  hat kursunda eğitmenlik yapan bir arkadaşım için arapça harfleri de çalıştım üstelik harekeleri ile; yaz kurslarında kullanmaya başlayacak bakalım nasıl sonuçlar verecek..........   





18 Nisan 2012 Çarşamba

yuppiiiii 23 nisan kartlarımızı gönderdik


mail grubumuzla gelenekselleşen 23 nisan posta kartı etkinliğimiz için güle oynaya kartlarımızı hazırladık. 


her zaman sulu boya yada artık materyallerle çalışmayı seçen kızlar bu sefer kuru boyayı tercih ettiler.son zamanların favorisi stickerları da eklediler.gülen yüzlerden etkilenip kıkır kıkır gülüştüler poz verirken...

bu boncuğumuzdan arkadaşı nar'a midilliler


buda ablamızdan zeynep yaren'e prenses şatosu


düştük postanenin yollarına 
yolda ufacık hediyeler ekledik zarflara
 postaneci amcadan pullarımızı istedik
 şaşkın ve meraklı bakışlar arasında
memur amcanında yardımıyla
yapıştırdık itinayla


-okul içinmi? diye sordular
-hayır dedik mektup arkadaşlarımıza
-gazeteyemi çıkacak?
-yoo nette yayınlanacak

yapıştırdıktan sonra verdik postacı amcamıza
ve yine güle oynaya düştük evin yollarına
umarım beğenir arkadaşlarımız


15 Mart 2012 Perşembe

duygularını resmetti

geçen gün ablamıza bir sebepten kızmıştım bu sefer çok bozulmuş olacak ki aşşağıdaki resimleri yapmış

-seni çirkin çizdim anne
-neden ?
-çünkü sana çok kızdım

bakın yukarıdaki resimde anne, kalp, çiçek, arapça f harfi (filizin f si) hepsinin üzeri çizilmiş.ayrıca yüzümde kıllı,aaaa kulaklarım bile var saçımda yoluk yoluk.
bu resimleri bana öyle bir kızgınlıkla ve öc alırcasına verdi ki anlatamam...
buda bir ara babamızla yalnız yemeğe çıkalım sohbetlerimizin sonucu çizilen bir resim elele tutuşup yemeğe çıkıyormuşuz.şimdi birgün gerçekleştirme hayallerimi süslemesi için mutfak dolabımın üstünde asılı :)))
konulu resim denemesi de yaptık. onlara kısa bir öykü anlatacağımı sonra da öyküde geçen olaylarla ilgili resim yapacaklarını söyledim.öykümüz ana hatlarıyla şuydu :
''ali kahvaltıdan sonra oyuncakları ile oynarken garip gürültüler duydu merakla cama koştu birşey göremedi. mutfakta sofrayı toplayan annesinin yanına gitti ve gürültünün nereden geldiğini sordu annesi ile birlikte balkona çıktılar bir de ne görsünler kocaman bir kepçe yolu kazıyor.kamyona  kum yüklüyor ve birsürü insan onları izliyor.ali uzunca birsüre yapılan çalışmaları izlediannesiyle neler yapıldığı hakkında sohbet ettiler.''
öykü bittikten sonra iki kardeş başladılar resim yapmaya boncuğumuz yaptığı resmin üzerini yoğun bir şekilde karaladı bütün olumlu tepkilerimize rağmen ablası gibi güzel yapamadığını düşündüğü için resimlerini hep sonradan karalıyor ve yırtıyor.
bizim kızlar kendilerini resimleriyle böyle ifade ediyor eminim sizde incelediğinizde çocuklarınızın neleri ni buluyorsunuzudur....önceden çocukları resimlerinden tanıma yolları adlı bir yazı yayınlamıştım hala yorumlar geliyor.:))



15 Ocak 2012 Pazar

paylaşmAzsam çatlarım

cumartesi günü  kucağımda mıkırcık boncuğunda elinden tuttum teyzemize gidiyoruz hem hava güzel hemde kapımızın önünde binip onun kapısının önünde iniyoruz diye otobüsü tercih ettik..ilk bindiğimde hep sinir oldugum ilk vak-a
 tek oturma sendromu   yüzünden bir beyin yanına sıkıştık üç kişi ve valiz niteliğinde çantamız.neyse dedik olur böyle şeyler''' beğenmiyosan taksiye bin kardeşiiiiiiiim : P'''
ama ikinci sendrom hala aklıma geldikçe kadını dövesim geliyor. yanında en fazla 8-9 yaşında oğluyla oturan bir bayan var arkamda.otobüste yer kalmadı artık ayakta yolcu basladı.binenlerin geneli genç yada orta yaşlı.en sonunda bir bayan bindi kucağında çocukla zor tutundu  onunda diğer elinde çanta.bekledim yok kıpırdanmadı bile kimse...
dayanamadım döndüm arkaya
-çocuk sizin mi?
-evet.
-kucağınızda taşıdığınız günleri unuttunuz galiba yer verse oğlunuz.
-biletini bastım bindim oturacak tabiiiiiiii...
-hı _?=)(/&%+^'
yok ya yok biz kadınların yüzünden yaşanmaz oluyor bu dünya.
anası böyle yetiştirirse ne yapsın o cocuk.
eskiden çok sahit olurdum' kalk yer ver yavrum'lara yoksa çimdiği yerdi çocuk.
şimdi bir başından bir başına en fazla yarım saat süren şehrimin insanlarına ne oldu nereye gitti insanlığımız  


28 Aralık 2011 Çarşamba

kırmızı mavi çubuklar evde nasıl yapılır?

montessori materyallerini türkiye de temin etmek biraz zor ve masraflı olduğundan evde kendimizin yapabileceğimizi düşündüm.işin içine kızlarda katılınca hem kendi oyuncaklarını kendileri yapmak hoşlarına gitti hem de yaparken çok eğlendiler.sizde yapmak isterseniz : 
sanayide bir marangozdan (siz yapı marketlerden de bulabilirsiniz) 100,90,80....10 cm lik çubuklar kestirilir.

elsanatları malzemeleri satan yerlerden su bazlı ahşap boyası ve subazlı  koruyucu ahşap verniği alınır

yere kocamaaaan bir örtü serilir ,kızların ellerine zımparalar verilerek nasıl zımparalayacakları gösterilir ve neden zımparalamaları gerektiği anlatılır.
-kıymık ne demek anne?
sorusuna ellerine hafiften kıymık batırılarak cevap verilir :))

birbirlerini doğru yapmaları için uyarmalarına fırsat verilir.son kontroller de yapılarak boyamaya geçilir.

http://www.infomontessori.com/mathematics/numbers-through-ten-number-rods.htm
http://montessoriegitimi.blogspot.com/2010/10/17102010-montessori-matematik-semineri.html
http://montessoriegitimi.blogspot.com/2010/10/montessori-matematik-uygulamalar.html
boyama ve vernik işlemi bittikten sonra uygulama için yukarıdaki siteler incelenir.
sunuma geçilir.
ben boyamaya, kızlar yattıktan işlerde bittikten sonra gece geç saatte başladığım için kırmızı ile başlamayı unutup maviyle başlamışım :(( orjinali kırmızı ile başlıyor bilesiniz.
bu büyüklüğün evde kullanımının zor olduğunu farkettim .bir küçük versiyonu var onu da yapacağım uygun çubuklar arıyorum :) ozaman hatamı telafi ederim.

26 Aralık 2011 Pazartesi

anne olmak

önce bu yazıyı okuyun sonra cevaplarımı
 benim çok hoşuma gitti.paylaşmak istedim.
http://mother-amp.blogspot.com/2011/12/yorgun-yeni-annenin-manifestosu.html?showComment=1324812464977#c508734554951446798

1-üç çocuğun dahi olsa panikleşiyorsun sadece biraz daha az



2-ev işinde yardım alabilirsen çok iyi ama alamıyorsan heryer dağınık yasamaya kendini alıştır.


3-kesinlikle katılıyorum ama bende uyursam işleri kim yapacak :((


4-kayınvalidelerin en işe yaradığı zaman.:)bencede verin onlara en kötü kayınvalide bile en iyi bakıcıdan iyidir.ben şanssızım bu konuda :(


5-benim numaramıda ekleyin ağlamıyor konuşması öyle


6-yorgunluğunu yenmek için iyi planlama yap hatta bitkisel besin takviyesi alabilirsin.


7-şunu yap bunu yap diyenlere hııı denedim daha dün yaptım de baskılar azalıyor.evet bazı sorunları var ama aşabilirsin senin bebeğin dünyanın en harika bebeği çünkü senin.


8-evet şükret senin sahip olabildiğine milyonlar bayılabilecek yüzlerce çift var.


9-çok dua et unutma analar tahtını yapar bahtını değil ancak senin duaların onu korur.


10-annen de benzer sıkıntıları yaşadı ama bak geçtiiiiiiiiiii

25 Aralık 2011 Pazar

biz hediyelerimizi gönderdik

montessori egitim grubu ile gelenekselleşen yılbası hediyeleşmesine bu senede katıldık amacımız yeni yıl değil sadece hiç tanımadığımız birine hediye gönderebilmek. geçen sefer sadece ablamız katılmıstı bu sene boncukta istedi.önce saatlerce net üzerinden hediye araştırması yaptık sectigimiz hediyeleri oyuncakçıda aradık ama bulamadık :(
ablamız tv de gördüğü ve kendine almak istediği doktor oyuncağı seçti boncuğumuzda kendisinin sürekli severek oynadığı ipli oyuncağı seçti.kasada kendi cüzdanlarından paraları çıkarıp verdiklerinde kasiyer şaşırdı.hiç tanımadıkları birine kendi harçlıkları ile sevdikleri oyuncağı almaları raslamadıkları bir şeymiş.

eve gelince hemen sulu boyalar alındı ve resimler yapıldı büyük bir itina ile :))
içine kendi istedikleri cümleler yazıldı imza bile atıldı. sonra da yetmedi kendi kitaplıklarından birer kitap seçip eklediler paketin içine.arkadaşları daha çok sevinsin diyeymiş.

paketlerin işi bitince ortalığı bir güzel topladılar.masayı bile sildiler ben demeden

onlar resim yaparken bizde mıkırcıkla yer tahtasında yapmıştık.abladan görünce oda bir güzel silip topladı.maşallah diyorum devamı olur inşallah :)))))
hediyelerimizi gönderdik bakalım bize neler gelecek????

24 Aralık 2011 Cumartesi

anne beni böyle çeksene

ablamız bu sene kreşe başladıya boncuğumuzda bir üzüntü sormayın ama ablamıza çok iyi oldu
eğütüm düzeyi hafif bir okula gönderdiğim için aslında bazen sıkılıyor neyseki öğretmeni çok cici biri


her sabah törenle gönderiyoruz sonrada başlıyoruz sıkıldım ablam ne zaman geleceklere :))
yeni yapılanan bir kreş olduğu için velilerine seminer vermemi rica ettiler.her 15 günde bir toplanıyoruz.pek seminer havasında geçmiyor konuları anlatıyor onların sıkıntılarını dinliyor ufak reçeteler sunuyorum,ama herkes halinden memnun.
memnunlar kiiiiii arkadaşlarınıda getirmeye başladılar.bende hem bisssürüüüüü bilgiyi paylaşıp rahatlıyorum hemde kendimi köreltmemiş oluyorum.bana iyi geldi yani :)))
işin en güzel tarafı arasıra
-'' AYYY sizin söylediklerinizi uyguladım çok işime yaradı''
-''sizin konuştuklarınızı eşimede anlattım artık çocuğumuza daha farklı bakıyoruz.
-sağolun filiz hanım artık oğlan bizimle yatmıyor.
-şimdiye kadar oğlumu kendime engel olarak görüyormuşum sizin tavırlarınızı ve anlattıklarınızı düşününce oğlum artık gözüme batmıyor.
........................vb
cümleleri duymak oluyor.itiraf ediyorum egom tatmin oluyor ama birilerinin hayatında olumlu değişimleri tetiklediğimi görmek asıl bana mutluluk veren bu.
zamanı kullanma becerimi geliştirebilirsem belki mesleğimi bu yönde kaydırabilirim ne dersiniz ?
vakit bulur bulmaz seminer notlarını paylaşacağım

9 Aralık 2011 Cuma

çocuğa güvenmek ve kitap tavsiyesi

geçenlerde misafirimiz vardı 5yaşındaki kızlarının eline yarım litrelik cam sürahiyi yan odaya götürmesi için verdim.(yan odanın ne kadar yakın olduğunu fotoda görebilirsiniz :)
- annesi ' götüremez kiiiiiiii ' diyerek panikledi.
-ben 'tabiki götürebilir ona güven'. dedim ve sonuçta çocuk götürdü.
yukardaki fotoda 1yaş 23 aylık mıkırcık var.elinde porselen tabakla yan odadaki ablalarına servis yapıyor.bunun haricinde çerezleri yarım litrelik cam sürahiyi ...vs servis etti.
kendi ayakkabılarını çıkarabiliyor hatta bazen terste olsa giyebiliyor.montunu çıkarıyor pijamasınıda...
bunları neden mi anlatıyorum.
çocuğunuza güvenin
 kaldırabilecekleri kadar ağırlıkta camda olsa tabaklar verin.ilk zamanlar arkasından gitmeniz gerekecek hatta birkaçkere kazalarda yaşayacaksınız ama her defasında sakinlikle karşılayıp yeniden vereceksiniz kiiiiiiiii oda kendine güven duysun başarabilirim desin.kıyafetlerini giymeye çalıştığında asla engellemeyin biliyorum aceleniz var ama onun yok.
unutmayın yarışta kaplumbağa kazandı tavşan değil
bu konuda en iyi kaynaklardan biri olan bu kitabı öneririm. montessori yöntemini çok rahat bir dille anlatmış.

1 Aralık 2011 Perşembe

renk tabletleri & color tablets

bu aralar yoğun bir şekilde montessori materyalleri yapma çalışmaları içindeyim.geçen senelerde yaptığım fakat deforme olmuş renk tabletlerinin daha kapsamlısını hazırladım.satın almak daha mantıklı olurdu ama kızlarda onlar için bir şeyler yaptığımı bilince daha mutlu oluyorlar.yapmak isteyenler için yazayım:
 önce yapı malzemeleri satan bir markete uğrarsınız etrafta elemanların gezinmediği bir anı kollar her marka boyanın kartelalarından ikişer tane alır sepete  atarsınız.neden bukadar çok aldınız diye soran kasiyere 'oyuncak yapacağım' der şaşkınlıkları geçmeden ivedi hareketlerle uzaklaşırsınız.eve gelince kızların yatmasını bekler en uygun kartelayı seçer bir güzel kenarlarından kesersiniz.mukavvalarıda kesip yapıştırdıktan sonra koli bandıyla bir güzel saat gecenin üçüne kadar lamine edersiniz.sabah kızlar için güzel bir sürpriz olur. çalışmaları çeşitlendirmek sizin hayal gücünüze kalmış.

bizim ilk çalışmamız yavrusunu bul.paspartulu olan ana kartları sıraya dizip eşlerini bizim kızların tabiriyle yavrularını buluyoruz.
ikinci çalışma renklerin tonlarına göre sıralama .itiraf edeyim ben bile zorlanıyorum kızlar birkaç yanlışla yapıyorlar.

üçüncü çalışma en sevdikleri oldu plastik hayvanlarımızın renklerine göre kartların üstüne yerleştirip hepsini ev sahibi yaptık.

-anne yarın legolarımızı çıkartta etrafına çit yapalım .
-çit yapınca ne olacak kızım?

-hayvanat bahçesiiiiii

-bak anne hipopotam elimi ısırdı

doyamıyoruz bu aralar renk kartlarımıza kaldırırken bide çiçek yaptık .
sırayla kart çekip çıkan renkten etrafta arandık.
oyuncaklarımızın,tokalarımızın arasından aynı renkte olanları bulduk.
masanın üstünden yere atıp üstüste gelenleri topladık,eğer aynı renk gelirse çift puan aldık.
sizinde ürettiğiniz farklı oyunlar varsa yazın.

23 Kasım 2011 Çarşamba

pembe kule & kahverengi basamaklar

iki sene önce montessori egitimi grubu ile boyasız olarak aldığımız montessorinin temel eğitim materyalleri bizim kızların fazla ilgisini çekmemişti.
Kullanım amaclarını üç farklı boyutu görsel olarak ayırt etme, ağırlık, büyük – küçük kavramını öğrenme, el ve parmak kaslarının gelişimi, matematik ön alıştırma (10 lu seri yapma), denge, kaba ve ince motor gelişiminin desteklenmesi, yaptığı işe odaklanma :olarak özetleyebileceğimiz bu materyalleri son zamanlarda fırsat bulup su bazlı bir boya ve ahşap koruyucu bir vernikle renklenince yeni alınmış gibi oldu.çeşitli sitelerden de uygulama kombinasyonlarının çıktısını aldık şu an en favori oyuncaklarımız arasına girdi.

pembe kule tamam da istediğimiz kahverengi tonunu bulamayınca kahverengi basamakları mor renkte boyadık tabiii mor renk kızlar için daha ilgi çekici oldu.nette pink tower & broad stairs olarak genişce bilgiler ve kombinasyonlar bulabilirsiniz ayrıca türkçe kaynak olarak

http://www.montessoriokulu.web.tr/montessorimaterial/pembe-kule/
adresinden uygulama konusunda yararlanabilirsiniz gerçekten güzel bir türkçe anlatım olmuş.

kombinasyonlardan bazılarınıda bu sitelerden çıktı alabilirsiniz


eğer ingilizceniz çok iyiyse margaret homfrey in harika anlatımı


buda başka bir video

21 Ağustos 2011 Pazar

çiçekci kızlar ve suçiçeği günlüğü

ailede yaklaşık bir aydır konumuz su çiçeği  ....
ilk nerden edindiyse kuzenleri geçirdi.önce farketmedik hep bir aradaydık farkedincede doğal aşılansın yaz günü okullar açılmadan rahat rahat geçirsinler istedik hiç ayrılmadık yanlarından.aşılarını bilerek yaptırmamıştım anne sütü aldıkları için içim rahattı yanılmamışım.nette virüsle karşılaşınca aşılatabilirsiniz diyor ama bence çocuğun bünyesini boşuna yormamak daha iyisi.günümüzde ağır vakalar çok az zaten panik yapmanın anlamı yok.buna tecrübeli birçok sağlık ocağı ebeside katılıyor.hatta ufaklığı teyzesinin ısrarı üstüne götürdüm diğerlerini doktora götürmedim bile.teyzemiz kendi kızı hassas olduğu için farklı doktorlara götürdü.
bizde de kuzenleri geçirdikten 15 gün sonra en ufaklıkta başladı o bitti 10-15 gün sonrada ablalarda çıktı onlarınki bitti 15 gün sonrada diğer kuzenleri nihayet bu gece başladı döküntülere...
yavrucak bizde bu gece misafir edelim dedik baktık ateşi çıktı gerekli tedbirleri alıp yatırdım uyuyor sarıkız :)
su çiçeği hakkında ayrıntılı bilgilere aşşağıdaki link te yer verilmiş ben bizdekileride yazayım belki faydalanmak isteyen olur.
5 farklı doktor fikrini harmanlayıp deneme yanılmalarla edindiğim bilgiler şöyle.
öncelikle ciddi bir huzursuzluk başlıyor çocuklarda
tahlilleri temiz çıktığı halde sabit bir yüksek ateş oluyor.
bazen birkaç gün bazende hemen ertesi günü popoda dahil olmak üzere vücutta kırmızı döküntülere rastlıyorsunuz.sonrasında kaşıntı ve kabarma bir iki gün sürüyor en son 4-5.gün kabuklanma dönemi ve düşüş.

--------------------
doktorlar  parasetamol dışında hiçbir şekilde farklı içerikli ateş düşürücü verilmemesini hastalığın seyrine göre mümkünse hiç verilmemesini öneriyorlar.eskiden yıkamazlarmış şimdi terleyip kaşınmasın bide ateşi düşsün diye ılık duş öneriyorlar.ateş her hastalıkta olduğu gibi bunda da önemli menenjite çevirebiliyormuş.
ufaklığı sık sık duş aldırıp anne sütüyle beslediğim için ateş düşürücü vermedim ama ablalara başladığı anda bir verdim birde sadece geceleri yatarken 3 gün verdim ve az yıkadım.çok terlemedikçe az yıkamak daha iyi zannımca kabuklanma sürecini hızlandırıyor.
hastalığın döküntüler başladıktan sonra doruğa çıkma süreci 4-5 gün sonrasında hızla düşüş yaşanıyor.
kaşıntı için antihistaminik bir şurup ve topikal antialerjik kremler veriyorlar.işin gıcık tarafı prospektüslerinde (kremler için) döküntülü ve bulaşıcı hastalıklarda kullanılmaz yazıyor.5 doktor ve eczacılar dahil herkes bişey olmaz sür dediler.nihayet doktorun biri ilk zamanlarda yani kızarıklık zamanında sürün ama sulanmaya başladığında sakın sürmeyin dedi olayı çözdük.yaralar sulanmadan önce sürdük bizde sonrasında sürmedik.
özellikle anüs ve genital bölgede çıkınca mutlaka antibiyotik içerikli (bizde fucidin pomad var) kremler gerekiyor kiiiiii artı bir enfeksiyon kapmasın. birde iştahları kapanıyor sanki normalde varmış gibiiii : P
birisinin boğazında bile çıkmıştı.o yüzden ısrar etmeyin. unutmadan gözlerinin içinde çıkması tehlikeliymiş ozaman mutlaka göz doktoru görmeli....
yaralar kabuklanıp dökülmeye başlayınca zaten rahatlamış oluyorsunuz ama mutlaka kaşımamalarına dikkat edip uyarmak lazım iz kalıyor.ablalarımıza avuç ayalarıyla hafif hafif bastırmadan sirebileceklerini söyledik.oyun oynamaktan onu bile unuttular.eğer bebekse eline sürekli oyalanacağı birşeyler verip dikkatini dağıtmakta fayda var.
bol sıvı takviyesi gerekiyor bunuda unutmayın
herbirine 3-4 uykusuz gecenin sonunda artık iyileştiler darısı başka çiçekçi annelerine.
biz bu arada bol bol çiçekçi kız şarkısı söyleyip çiçeklerini sevmelerini sağladık tavsiye ederim :) 

daha bilimsel bilgiler için tık 
http://www.webanne.com/sucicegi.html

2 Ağustos 2011 Salı

odana git !!!

çocukken bir divanda ablamla ayaklı başlı yatardık.biraz büyüdük ve diğer ablamda evlenince kanepelerimiz ayrı oldu ama yine aynı odada. o, oda bizim oturma odamız olduğundan sabak kalkıp toplamak zorundaydık yatağımızı ve  kanepenin altındaki kıyafetlerimiz ve kitaplarımız haricinde hiçbir özel eşyamız yoktu taaaaa ki evleninceye kadar.
çocukluğum yabancı filmlerinde etkisiyle hep bir bana ait oda özentisiyle geçti...kızlarıma özene bezene onlara ait bir oda hazırladım tabiiki ...
geçen gün büyük ablamız sinirlendi ve odasına gitti kapıyı kapattı. içeri girmek isteyen kardeşine bağırdı; yanlız kalmak istiyorum.....
hemen saniyeler içinde genç kız olduğunu ve aynı olayları fazlasıyla yaşayacağımızı düşündüm.
gelecek işte buydu...
bu duruma nasıl geldik.
-oyuncakların mutfakta ne işi var odanıza...
-hadi yavrum sen git odanda oyna
-bak misafirim var hadi siz odanızda oynayın.
-dersini niye burada çalışıyorsun odanda çalışsana hem orda kardeşinde rahatsız etmez..
-bizimle yatamazsın odanda yat.
-güya onlara oda yaptım yine tüm oyuncaklar evin içine dağılmış  durumda...
-odandaki televizyondan izlesene benim dizim başlayacak.
-cezalısın odana git ve orada kal.
ODANA GİiiiiT !!!

oda özentisiyle kalabalık bir aile ortamında büyümüş bir nesil, çocuğunu odasına gönderiyor veeeee en tehlikeli ergenlik çağlarında artık odasından çıkmayan yalnız bir  nesil sorunlarla başbaşa aileden kopuk yaşıyor...

-ayyy bizim oğlan hiç benimle konuşmuyor eve girer girmez odasına kapanıyor yalvarıyorum gel bizimle biraz otur diye ama nafile öööyle odasında...
-bizimkide öyle hiç yüzünü göremez olduk.yalnız kalmaya ihtiyacı varmış.korkuyorum doğrusu.
-aman yeni nesil hep böyle bizim zamanımızda böylemiydi herşeyi ailemizle beraber yapardık.
-odasına girip kapıyı yüzüme kapatıyor ona ulaşamıyorum.
-geçen gün odasını toplamaya girdim bana bağırdı


ODAMDAN ÇIııııK !!!

4 Temmuz 2011 Pazartesi

bizim zamanımızda böylemiydi


yer kayseri güzel bir organizasyon güzel geçen bir konser ve şanslı günümüz gençliği

bütün gençlik hevesiyle saatlerce sırada bekleyenler.
eeeeee bunda nevar diyeceksiniz, anlatayım:
halamızın kızları taa elbistanlardan kalkıp geldiler bu konser için bizde ev sahibi olarak evimizin çok yakınında olduğu için onlarla gittik.aslında benimde hoşlandığım bir ortam fakat uzun süre dayanamadı bizim minikler.konserin yarısında onları bırakıp evimize döndük.
içimde kaldı bende zıplayacaktım :)
ama asıl sinir olan hani şu ön sıradaki teyzeler varya onlar. zamanında biz burnumuzu dışarı çıkarsak arkamızdan söylemekdikleri lafı bırakmazlar ve hatta artık bizim böyle bir konsere gitmemize izin veren ebeveynlerimize bile baskı yaparlar o yüzden gizli saklı yapmak zorunda kalırdık herşeyi.hanımlar şimdi kızlarını ve hatta torunlarını götürmek bahanesiyle en ön saflarda gençlere bile yer bırakmadan zıplıyorlar. insanın yorum yapası bile gelmiyor.

6 Mayıs 2011 Cuma

ağlayan çocuk

5-6 yaşlarında iken bir hafta fakülte hastanesi çocuk servisinde yatmak zorunda kalmıştım.yer olmadığı için üç bebekle aynı odada kalıyordum ve refakatçi kabul edilmiyordu.üçüde sık sık ağlıyordu bende serumumu tuta tuta gidip hemşirelere haber veriyordum onlarda ellerinden geldiğince ilgileniyorlardı ama nafile ; bir bebek annesinden başka kimin kollarında susar ki ?
özellikle bir bebek vardı ki gece gündüz hiç susmuyor sürekli var gücüyle bağırarak ağlıyordu.
2011
mesleğim gereği her daim çocuklarla birlikteydim ve şimdi de kendi çocuklarım var.her türlü yaramazliklarına katlanabiliyorum amaaaaa ağlamaları beni deliye çeviriyor.kendimi frenlemek okadar zor oluyor ki anlatamam.içimden öyle kötü duygular geçiyorki bazen bastıramamaktan korktuğum için odadan çıkıyorum.
bunun nedeninide merak edip duruyordum sonunda buldum.yukarıda anlattığım olayı eşimle bir sohbetimiz sırasında hatırladım.evet bence kesinlikle ana nedeni bu......tabi başka alt nedenleride vardır ama kaynağı bu.
AĞLIYOR ...çocuk ağlıyor.......
susturmak için çalışmalar, gayretler çoğu zaman çevre rahatsız olur endişesi,.....komşu rahatsız olmasın diye susturma uğraşları......bazende çevreden annne için olumsuz sözler.....
'niye ağlıyor bu ....sustursana.....şiiişşşşt sus bakıyım yoksa iğne geliyor.....ayyy ne saygısız kadın susturamadı çocuğu.....ve ve ve ve ve ...........ve daha neler !
ve sabırlı annelere müjdeleyici bir hadis :
''Bir anne, ağlayan çocuğu susuncaya kadar sabrederse ; Allah da ona cennette doyuncaya kadar ikramda bulunacak.....''
ve işin eğitim yönü :
(çocuklar ihtiyaçları karşılandığı halde belli bir sorunu da yoksa dikkat çekmek için ağlar.)
eğitimin en önemli parçası SABIR
sabır ,bu tarz çocukların hoşlanmadığı bir durumdur.bunun için ağlayan çocuk,sabır gösteren annesi karşısında çaresiz susacaktır...yoksa gözyaşını isteklerini elde etmek için bir silah gibi kullanacaktır....
benim silahımda sıkı sıkı sarılmak oluyor çoğu zaman....:)

1 Mayıs 2011 Pazar

mersinden ayrılırken yapılması gereken 10 şey : 2




BÖLÜM : 2
Toroslara çıkıp çam kokuları içinde orman,vadi,şehir ve deniz manzarası izlerken köylülerin yaptığı sıkmaları buz gibi keçi yoğurduyla yapılmış ayranla mideye göndermek...
yolda gidip gelirken sincapların geçmesi için durmak ve aaa çığlıkları ile fotoğraflamaya çalışıp başaramamak. 
seraların yanından geçerken taze meyve sebze almak.
yanlız dikkat ederseniz hormonsuz demiyorum onu sadece kendileri için üretiyorlar :(
not:fotolar alıntıdır....

29 Nisan 2011 Cuma

mersinden ayrılmadan önce yapılması gereken 10 şey

Bölüm 1:
sabahın erken saatlerinde kızları babaya bırakıp sahilde spor yapanlara eşlik ettim.kısa bir yürüyüş ardından; gazetemi çiseleyen yağmur eşliğinde palmiyelerin altında okudum....
sonrada sakin sakin eve geri döndüm.....
sahi 8 senedir aklım nerdeydi ? yada en doğrusu hiç mi fırsatım olmamış benim ? :(

galatasaray parkı kızlar bayılıyor buraya

hava kapalı olduğu için güneşin doğuşunu izleyemedim.:( halbuki en güzel mersin sahilinden izlenir neyseki bir iki kere izlemişliğim var :)


nette parkla ilgili fotolar aradım sadece bunlar var. acilen yüklemek lazım.:)